Kazakistan'ın başkenti Astana'da Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından tasarlanmış projenin farklı spor dallarının yanısıra bir "çok-işlevli eğlence kompleksi" olarak kullanılması düşünülüyor. Ancak yapı aynı zamanda FIFA ve UEFA kriterlerine sahip bir futbol stadyumu olarak öne çıkıyor. Şehir merkezi ile uluslararası havaalanını birbirine bağlayan anayol üzerinde yükselmekte olan stadyumun eliptik çatısının izdüşümleriyle belirlenen dolaşım alanları, dinamik ve huzurlu alanlar yaratıyor.
Taşıyıcı elemanlar, ızgara şeklinde bir sistem oluşturararak cepheler, merdivenler ve çatıyla entegre edilmiş. Cephede kullanılan çelik taşıyıcı sistem, şeffaf cam ve parçalı olarak kullanılmış galvanize sandviç paneller, güçlü ve net bir anlatım oluşturuyor. Çatıyı çevreleyen polikarbonat ışıklık, ana dolaşım alanını ve cepheleri aydınlatıyor. Tribünler iki kademede çözülmüş. 16 bin kişilik ilk kat stadyumun dört yönünde süreklilik gösterirken, 14 bin kapasiteli ikinci katlara sadece doğu ve batı tribünlerinde yer verilmiş. Bu iki katın arasında VIP ve özel alanlar bulunuyor. Toplam 30 bin kapasiteli stadyumun 24 ana giriş kapısı bulunuyor.
Tasarımda, işletme yönetimi ve hava koşullarının sert etkisinden korunmak amacıyla yenilikçi çözümler üretilmiş. Çatısı kapatılabilen arena, ısıtılabiliyor ve havalandırılabiliyor. Hareketli çatı strüktürü taşıyıcı sistemin bütünleşik bir parçasını oluşturuyor. Taşıyıcı sistemi çelik olan hareketli çatı, doğu- batı yönünde açılıp kapanıyor. Çatının hareketli kısımlarında, doğal ışıktan yararlanma isteğinin yanısıra doğal havalandırma ve ses emilimi açısından polikarbonat levhalar kullanılmış.
İşlevsel özelliklerinden bağımsız olmak üzere Astana Stadyumu bu yeni başkentin modern ve çağdaş yönlerini yansıtan bir sembol olarak görülüyor. Stadyum, cazibeli bir peyzajla da bütünleşerek, Astana'da sporun, oyunun, misafirperverliğin, doğanın ve çağdaş mimarinin yarattığı sinerjiyi bütünleştiren yeni bir sahne halini alıyor.
Kaynak: http://www.worldarchitecturenews.com